|
EAK ve ISLAND PEAK TIRMANIŞI
13 Nisan 2009
Heyecan dorukta…
Biliyorum bazılarınız için bu sıradan bir etkinlik ama milyonlar için ilginç bir deneyim.
Benim şu anda soyunduğum ekspedisyonu daha önce ve çok daha güçlü olarak gerçekleştiren genç arkadaşım Hakan Polat’ın anılarını (sağolsun, tam son haline getirmeden benimle paylaşma zarifliğini gösterdi, bu nedenle onu birkaç kat daha fazla seviyorum. İşte doğa aşığı böyle olmalı!..) okudukça garip garip duygular arasında sürüklendim… Bir geriliyor, bir heyecanlanıyor, bir korkuyor ve bir umutlaniyorum ve de keyifleniyorum... Ama kararlıyım, bu ekspedisyonu sırf irade gücümle başaracağım.
Son üç günde 50 kilometre yol katettim. 11 Nisan, Cumartesi : 18 km, 12 Nisan, Pazar : 22 km ve 13 Nisan, 10 km… Yorgunum ama bitkin değilim. Tam aksine daha fazla yürümeye gereksinim duyuyorum.
Bu akşam son kez birkaç kadeh rakıyı mideye indirdim. Daha önceki ekspedisyonlarımda hiç böyle yapmamıştım. Ama bu seferki heyecan anlatılamaz, tarif edilemez… Sanırım bu neden oluyor hala içki içmeme. Doğru değil tabii ki… Yarından (14 Nisan) itibaren ekspedisyon bitene kadar artık bu nesnenin damlası kesinlikle benden uzak olacak.
Şu ana kadar hazırlıklarımın hemen hemen hepsini tamamladım ve eksiklikleri giderdim. Pazar günkü yürüyüşümüzde sevgili dostum Mustafa Albay’ın önerisi üzerine “Tibet’in Gençlik Pınarı” kitabını da götüreceğim kitaplar arasına kattım.
Hem gergin hem de çok mutluyum…
Türkiye’mde bir ilki gerçekleştirmek üzere yola çıkıyorum…
Şanlı bayrağımızı benim yaşımda ilk kez bu yüksekliğe tırmanmış bir kişi olarak zirvede dalgalandıracağım…
Zirvede gömeceğim karta son isim ve dilekleri yazdım, belki yarın da eklemelerim olabilir, ama çok az. Bu kartı naylonla kaplatıp Island Peak zirvesine gömeceğim… Bu güzel insanların isimleri sonsuza dek yaşasın ve dilekleri gerçekleşsin diye.
Şu anda bir kadeh daha içki koydum kendime… Karım televizyon karşısında uykuda… Kızıyorum kendime… Sırası mı daha fazla içmenin diye… Ama olsun iyi de oluyor… Sigarayı da böyle bırakmamış mıydım? Island Peak dönüşü yepyeni bir yaşam beni bekliyor. Güçlü ve sağlıklı…
Başladım işte, yüreğimde ve kollarımda bir sürü dostumla birlikte uzunca bir yolculuğa… Olağanüstü bir duygu… İçim kıpır kıpır… Neden mi? Zira herkesin düşüncesi aksine ben bu yolculuğa tüm sevdiklerimle birlikte çıkıyorum… Yalnız değilim…
İnanılmaz bir şekilde duygu doluyum…
Ekspedisyonum için gerekli tüm giysi, araç-gereç, ilaç, v.b. malzemeleri salona, iki sırt çantama yerleştirmek üzere dizmiş durumdayım. Eksiklerimi Nepal’de tamamlayacağım. Yarın son kez malzemeleri gözden geçirdikten sonra çantaları yerleştireceğim ve işte artık ondan sonra hazırım… Everest’e çıkan sevgili on (10) ODTÜ’lü kardeşimin dediği gibi, ama biraz farkla, “HAZIR MISIN, ISLAND PEAK?”
YAŞAMAK
BİR AĞAÇ GİBİ TEK ve HÜR
Ve BİR ORMAN GİBİ
KARDEŞÇESİNE
BU HASRET BİZİM
Ne alaka demeyin, doğa tutkunuyuz biz… Sevgi ve kardeşlik ve de birbirimize bağlılık bizim tek amacımız… |